08.00 PERŞEMBE PAZARI'ndan kalkış
KÜÇÜKSU KASRI İSKELESİNDEN TEKNEYE BİNİŞ
BOĞAZDA TEKNE TURUYLA BERABER AÇIK BÜFE KAHVALTI (3 SAAT)
13.30 KÜÇÜKSU KASRINDA TEKNEDEN İNİŞ
BEYLERBEYİ SARAYI gezisi
KÜÇÜK SU KASRI gezisi
TEMA PARK:2.köprünün ayağındaki boğaza hakim otağtepede
gezinti ve resim molası
BÜYÜK ÇAMLICA TEPESİ
ÇÖMLEK RESTORANDA BOĞAZA NAZIR YEMEK
DÖNÜŞ PERŞEMBE PAZARI
24.06.2009 tarihinde KOÜ Tıp Fakültesi'nde "Tam Gün" hakkında öğretim görevlilerin yoğun katılımı ile yapılan basın açıklaması:
BASIN AÇIKLAMASI
Üniversite ve sağlık personelinin
tam gün çalışmasına ilişkin AKP hükümetinin hazırladığı yasa
tasarısı hekimlerin çalışma ortamını iyileştirecek, insanca yaşamı sağlayacak
herhangi bir özlük hakkı düzenlemesi içermemektedir. Aslında yasa, tüm
kurumlarda, kamu hastaneleri, üniversite hastaneleri, özel sağlık kurumlarında
tek işte çalışmayı ve bu kurumlarda hekimlerin hastane gelirinden nasıl pay
alacaklarını düzenlemektedir.
Bilindiği gibi, hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakalarında ciddi bir artış yaşanmaktadır. Hekimlere yönelik şiddet, uzun zamandır meslek örgütümüzün gündemindedir. Bu çerçevede;
Hekimlerin mesleki ve gündelik yaşantısının adeta bir parçası haline gelen şiddet eylemlerinin engellenmesi,
Bu yönde etkili ve caydırıcı önlemlerin alınması,
Güvenli bir çalışma ortamının sağlanması
amacıyla; her kademedeki idari makamlar nezdinde girişimlerde
bulunulmakta yetkilerin kullanılması için çağrıda bulunulmaktadır.
Zira idari örgütlenmenin sağlanmaması ve/veya hizmetin iyi ve
gereği gibi yürütülmemesi ve/veya çalışanların maddi-manevi
bütünlüğünün korunmaması ve güvenliklerinin sağlanmaması ve/veya kamu
hizmetinin eksik, yanlış ve kötü verilmesi hallerinde idarenin
sorumluluğu söz konusudur. Nitekim yargı kararlarında da, diğer
sorumluluklar bir yana sadece gözetim ve denetim eksikliklerinin dahi,
hizmet kusuru olduğu belirtilmektedir.
Türk Tabipleri Birliği tarafından; başta "tam gün"
ve Kamu Hastaneler Birliği tasarıları olmak üzere, tıp eğitiminde ve
sağlık alanında yaşama geçirilen olumsuzluklara yönelik olarak
düzenlenen forum bugün Milli Kütüphane Konferans Salonu'nda
gerçekleştirildi.
Forumun sabahki bölümü, TTB İkinci Başkanı Prof. Dr. Feride Aksu
Tanık'ın açış konuşması ve Sağlıkta Dönüşüm Programı'na ilişkin sunusu
ile başladı. YÖK ve Sağlık Bakanlığı temsilcilerinin konuşmacı olduğu
birinci oturuma Sağlık Bakanlığı temsilci göndermezken, YÖK adına Dr.
Cüneyt Hoşcoşkun bir konuşma yaptı. Forumun sabahki bölümü Tıp
Eğitiminde Güncel Sorunlar (tıp fakültesi sayıları, kontenjan artırımı,
rotasyon ve norm kadro) başlıklı oturumla sona erdi.
Öğle arasında bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Öğleden
sonra "Performans, Tam Gün, Üniversite Hastanelerinin Finansman
Sorunları" ile "Şimdi; Bugünden Yarına Ne Yapmalıyız?" tartışmasının
ardından forum sona erdi. Forumun ardından katılımcılar Milli
Kütüphane'den otobüslerle Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne
geçtiler. Buradan yürüyerek Sağlık Bakanlığı'nın önüne giden topluluk,
burada ikinci bir basın açıklaması yaptıktan sonra, Sağlık
Bakanlığı'nın önüne siyah çelenk bıraktı.
İŞÇİ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİNİN TAŞERONLAŞTIRILMASINA
TTB'den GEÇİT YOK
Konu :İşyeri hekimliği hizmetlerinin alt işverenler aracılığıyla
gördürülmek istenmesi halinde söz konusu sözleşmelere Oda Onayının verilmemesi.
Birliğimize ulaşan yazıların incelenmesinde bünyesinde sunulması gereken işyeri
hekimliği hizmetlerinin danışmanlık, eğitim, sağlık ve benzeri alanlarda
faaliyet göstermek üzere kurulmuş olan bazı firmalar ile aralarında yapılan
hizmet alım sözleşmesi uyarınca söz konusu firmaların istihdam ettikleri
hekimlerden alınmak istendiği anlaşılmakla bu konuda ortak örgütsel görüş
oluşturulması gereğinden hareketle bu konudaki değerlendirmelerimizin Genelge
olarak paylaşılmasında yarar görülmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli halk sağlığı girişimlerinden
biri olan, 4207 sayılı kanun gereği 19 Temmuz 2009 tarihinden itibaren
lokantalar,…
Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı'nın işçi-memur sendikaları ile meslek örgütlerinin aleyhte
görüşlerine rağmen, yaklaşık 3 yıldır çalışmalarını sürdürdüğü ve onlarca
değiştirilmiş taslak hazırladıktan sonra 2008 yılı sonuna kadar yürürlüğe
koymaya çalıştığı " İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı " nı, başta
ekonomik kriz ve işverenlere getireceği olası maddi külfetler gibi nedenlerle
hayata geçiremeyerek yerel seçimler sonrasına ertelemiştir. Fakat; Çalışma
Bakanlığı temsilcileri artık gizleme gereğini bile duymadan, her ortam ve
fırsatta dile getirdikleri "piyasanın sıkıştırmalarının artması ve piyasanın
basıncı " gibi siyasi neden ve tercihlerle, iktidarın uygulamakta
olduğu Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde ‘ İşçi Sağlığı
ve İş Güvenliği ' alanını da, sağlık sermayesinin yeni bir rant kapısı haline
getirmek için var güçleriyle çalışmalarını devam ettirmektedirler.