1- Çalışma
Bakanlığı'nın İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği alanındaki son mevzuat
düzenlemelerinden sonra yaşanan gelişmeler ve yapılan uygulamalara karşı TTB ve
Kocaeli Tabip Odası'nın politikalarının değerlendirilmesi
2- 2010 yılı
TTB İşyeri Hekimliği Asgari Ücret Tarifesi Hakkında Görüş ve Öneriler
3- TTB
İşyeri Hekimliği Temel ve İleri Eğitimleri hakkında durum değerlendirmesi
4- Tam Gün
Yasa Tasarısın işyeri hekimliğine etkileri ile Kurum Hekimliği-İşyeri Hekimliği
alanında yaşanan son gelişmeler
TARİH: 12 Ocak 2010
SAAT: 18.00
YER: Kocaeli Tabip Odası
Toplantıya
oda üyesi 48 hekim katılmıştır. Bunların hemen hemen tamamı aktif olarak işyeri
hekimliği yapmaktadır. Toplantının açış konuşmasını Kocaeli Tabip Odası Genel
Sekreteri Dr.Gültekin Uzun yaptı. Dr.Gültekin Uzun konuşmasında ülkemiz sağlık
ortamı ve hekimlik mesleğinin en zor dönemlerinden geçtiğini, hekimlerin büyük
bir baskıyla karşı karşıya olduklarını belirtti. Bu baskının bir örneği olarak
yarın tam gün yasa tasarısını TBMM gündemine getirileceği ve oylanarak
yasalaştırılacağını belirtti. Bu amaçla TTB Merkez Konseyi'nin tüm tabip odası
temsilcilerinin acilen Ankara'ya toplantıya çağırdığını ifade etti. İşyeri
hekimliği alanında benzer sıkıntılı dönemlerden geçerek bu zamanlarda üyelerin
odalarıyla beraber birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerektiğinin
öneminin altını çizdi.
Daha sonra oda yönetim kurulu üyesi Dr.Cem Coşkun söz aldı.
Sağlık ve işyeri hekimliği alanında yaşanmakta olan durumla ilgili görüş ve
tespitlerinden sonra, birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesi gereken
zamanları yaşadığımızı belirterek bu toplantıdan üyelerin aktif katkı ve
önerilerini açıkça sunmalarını ifade etti. Daha sonra oda yönetim kurulu üyesi
Dr.Aykut Çelik 15 Ağustos 2009 tarihinde Çalışma Bakanlığı tarafından
yayınlanan yönetmelik ve sonrasında yapılan bazı mevzuat düzenlemeleri
konusunda bilgiler verdi. Bu mevzuat düzenlenmesinde işçi başına yılda 3 dakika
ve OSGB'de görev alacak bir hekimin ayda 15.000'ne yakın işçiye hizmet
verebileceği düzenlemelerinin yapılmasının "Ülkemiz İşçi Sağlığı ve İş
Güveliğine bir ihanet olduğunu" ifade etti. Şu ana kadar yaşanan süreçte TTB ve
Kocaeli Tabip Odası'nın izlediği örgütsel ve hukuksal politikaların ve gelinen
son noktanın değerlendirilmesini üyelerle paylaştı. Bu toplantıdan amaçlarının
gerek Kocaeli Tabip Odası gerekse TTB olarak hekimlerin öneri ve
beklentilerinin alınması izlenen ve yürütülen mücadelenin eleştiri ve
özeleştirisinin yapılarak 17 Ocak'taki TTB İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kol
Toplantısı gündemine paralel olarak oda üyelerinin eleştiri, görüş, öneri ve
katkılarının alınarak kol toplantısında paylaşılmasının amaçlandığını ifade
etti. Daha sonra söz olan oda İSİH Komisyon başkanı Dr.Cahide Şehnaz Ertürk 5
Ocak günü komisyon olarak TTB Kol gündemine paralel bir toplantı
gerçekleştirdiklerini ve bazı kararlar aldıklarını, bu kararlarında Kocaeli
Tabip Odası Yönetim Kurulu tarafından kabul edildiğini ifade etti. Kol
gündemiyle ilgili olarak üyelerin görüş ve önerilerinin bu toplantıda
değerlendirilerek kola iletileceğini ve kendisinin de kol toplantısına
katılacağını belirtti. Ayrıca bundan sonraki oda İSİH Komisyon toplantılarına
herkesin katılıp destek vermesi gerektiğini söyleyerek üyelerin aktif
katılımıyla komisyon faaliyetlerinin daha verimli bir şekilde gerçekleşeceğini
söyledi ve toplantının başkanlığına seçildi.
Saat:18.30'da başlayan toplantıda zaman sınırı konulmaksızın
yaşanan süreç ve gelişmeler üzerinde üyeler görüşlerini açıkça ifade ettiler. Toplantı
aktif ve dinamik bir şekilde 21.30'a kadar devam etti. Özellikle 17 Ocak 2010
tarihinde yapılacak TTB İSİH Kol Toplantı gündem maddeleri üzerinde durularak
oluşturulan görüş ve öneriler ve TTB İSİH Koluna iletilecek oda tespitleri
kaydedildi.
1.Gündem Maddesiyle
ilgili olarak görüş ve öneriler: (1- Çalışma
Bakanlığı'nın İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği alanındaki son mevzuat düzenlemelerinden
sonra yaşanan gelişmeler ve yapılan uygulamalara karşı TTB ve Kocaeli Tabip
Odası'nın politikalarının değerlendirilmesi)
- Taşeron OSGB firmalarının işyerlerinde yaptıkları çalışma
ve faaliyetler hakkında duyum ve bilgisi olan işyeri hekimleri tarafından
ivedilikle odaya iletilmesine,
- Özellikle işverenlere yönelik olarak bu yönetmeliğin İSİH
alanında yaşatacağı kayıplar ve işverenler açısından da olabilecek dezavantajlar
konusunda işyerlerinin ve işverenlerin bilgilendirilmesi,
- Bakanlık işverenlerle birlikte hareket ederek tedavi edici
hekimliği işyeri hekimliğinden ayırmak istemekte ve odaları işyerlerine hekim
atanması konusunda devre dışı bırakmak istemekte ve bunu çeşitli platformlarda
dile getirmektedirler. Buna karşı uyanık ve dikkatli davranarak önlem
alınmalıdır.
- Bakanlığın ve işverenlerin çalışmalarını anında takip
ederek bunlara karşı taktik ve stratejik anlık politikalar belirlenmelidir.
- Bu yönetmeliğin aslında işverenleri de tehdit ettiği konusu
iyice işlenmelidir,
- Yapılan düzenlemeler konusunda İSİH alanında yaşanan ve
yaşanacak olumsuz gelişmeler ve hak kayıpları konusunda işçileri, işverenleri,
sendikalarını ve diğer meslek örgütlerini bilgilendirici bir broşür ya da
kitapçık basılmalıdır,
- Sanayi odalarıyla bağlantıya geçilip mevzuat
düzenlemelerinin getireceği olumsuz gelişmeler onlarla paylaşılmalıdır,
- İşyeri hekimleri dışarıdan gelen bu saldırı ve baskılara
karşı mutlaka tabip odasını bilgilendirerek, odayla birlikte hareket etmelidir,
- İşyeri hekimleri ve odalarda özeleştiri yaparak hatalı
uygulamaların yapılmaması konusunda çalışma yürütülmelidir,
- TTB ve tabip odalarının işyeri hekimlerini denetlemeleri
konusunda hukuksal ve örgütsel çalışma başlatmaları gerekmektedir, bu konuda
ÇSGB ile görüşme yapılmalıdır,
- Meslek hastalıkları tanısının konması ve izlenecek prosedür
konusunda odalar ve TTB işyeri hekimlerini bilgilendirici çalışma başlatmalı bu
konular İSG Kurul toplantılarında gündeme getirilmelidir,
- Taşeronlaştırmanın alana getireceği tehlikeler devamlı
gündemde tutulmalıdır,
- İşyeri hekimlerinin mesleki bağımsızlığının sağlanması
konusuna önem verilmeli, odalar ve TTB bu konuda politika geliştirmelidir.
- İşyeri hekimliği hizmetlerinin kapsam dışında olduğu ve
işyerleriyle çalışanların çoğunluğunu içeren 50'nin altındaki işyerlerinin İSİG
kapsamına alınması konusu devamlı suretle gündemde tutulmalıdır,
- İşçinin sağlığı ve güvenliği için kafi görülen yılda 3
dakika konusu üzerinde durularak bu sürenin getireceği olumsuzluklar konusunda
çalışma yapılmalıdır,
- OSGB şirketlerine oda tarafından onay verilmemelidir,
- İllerde ve merkezi olarak işyeri hekimlerinin
katılabileceği ve yapılan düzenlemeleri protesto amaçlı çeşitli etkinlikler düzenlenmelidir.
- Tabip odası tarafından üyeler arasında bir araştırma
yapılarak ortak sağlık birimlerinde çalışmayı kabul eden ve etmeyen üye profili
ortaya çıkarılmalıdır.
2. Gündem Maddesiyle ilgili olarak görüş,
öneri ve gerekçeler: (2- 2010 yılı TTB İşyeri Hekimliği Asgari Ücret Tarifesi Hakkında Görüş ve
Öneriler)
(a) Asgari
Ücret memur maaş artış oranına (%4,5) paralel olarak arttırılmalıdır: 13 kişi
Gerekçe: İşyeri
hekimliğinin geçtiği olağanüstü durum ve yaşanan mevzuat karışıklığı da dikkate
alınarak, kriz ortamı da göz önünde bulundurularak kamu personeline yapılan
artış oranında bir ücret artışı makuldür. Bu dönemde hiç kimsenin tepkisini
çekmenin bir anlamı yoktur.
(b) Artış
Olmasın (sıfır zam): 2 kişi
Gerekçe: Çok zor bir
dönemden geçmekteyiz. İşverenler zaten asgari ücret tarifesini fazla buluyorlar
ve tepkililer. Yaşanan bu geçiş döneminde ve mevzuat konusunda davalar devam
ederken, elimiz güçlenmeden bu dönemde ücret artışı yaparak işverenlerin
tepkilerini üzerimize çekmeyelim.
( c ) % 5 artış
yapılsın: 8 kişi
Gerekçe: Makul ve
kabul edilebilir bir artış oranıdır. Bunun altındaki artış oranları ya da hiç
zam yapılmaması geri adım atmak anlamına gelir. Bu yüzden devlet memuru ücret artış
oranının 0.5 ya da 1 puan civarındaki artış yaşanan konjoktüre uygun ve
ücretler konusunda fazla geriletmeyen bir artış oranıdır.
(d) % 6 artış
oranı: 2 kişi
Gerekçe: Şu anki
göstergelere ve yaşanan kriz ortamına, taşeronlaşma saldırılarına ve mevzuat
karışıklıklarına uygun düşen kabul edilebilir ve ücretlerin korunabilir artış
oranıdır. Psikolojik olarak devlet memurları artış oranının da üzerindedir.
(e) % 1 Artış
Oranı: 2 kişi
Gerekçe: 1- Sağlıkta
ve işyeri hekimliği alanında uygulanan politikaları protesto etmek
2- Hiç artış yapmamaya göre bir puan artış
yapılması da bir kazanımdır.
(f) %10 artış: 4 kişi
Gerekçe: Gerçekte enflasyon en az % 10 veya üzerindedir. Hekim
emeğinin korunması ve savunulması, geçmiş yaşanan kayıpların karşılanması ve
ücretlerde real olarak gerileme yaşanmaması için bu artış oranı yapılmalıdır. Hekimler,
özellikle işyeri hekimleri son derece ciddi ve önemli bir iş yapmaktadır. Bu
yüzden verilen emeğin karşılığı korunmalı ve alınmalıdır.
(g) İşyeri hekimlerinin çalıştığı her 3 dakika için artış yapılmalıdır(!) :
( Esprili ve romantik bir artış olarak
önerilmiştir ! )
Yapılan hesaplamada
toplam artış oranının ortalama olarak % 4.92'ye denk geldiği, bu dayuvarlatılırsa % 5'etekabül ettiği görülmektedir.
Bütün üyeler risk durumuna göre değil, bütün işyeri hekimleri için "TEK"
bir asgari ücret artışını kabul etmişlerdir.
Gerekçeler :
- Katılan bütün
üyeler yaşanan kriz ortamı, İSİG alanındaki olumsuz gelişmeler ve hukuki karışıklıklar
dolayısıyla işverenlerin kafalarının daha da karışmaması basit ve sade bir
ücret artış tarifesi olarak tek bir ücretlendirme sistemine devam edilmesini
savunmuşlardır.
- Risk durumları
tebliğine karşı olduğumuza göre ve bu konuda da hukuki süreç yaşanabilecekse,
çalışandan yana olmayan bakanlık düzenlemelerinin baz kabul edilmesi doğru
değildir. Bu şekilde davranmak bakanlığın tezlerine onay vermek anlamına gelir.
- TTB Büyük Kongre
kararı doğru değildir. Bu işyeri hekimleri arasında ayrımcılık, sınıflaşma ve
kategorize etmeye yol açar. İşyeri hekimliğinde yapılan hizmeti derecelendirmek
ve risklere göre değerlendirmek yanıltıcıdır. Buradan doğru sonuçlara
ulaşılmaz.
- TTB önceden
pratisyen ve uzman hekimler arasında ikili asgari ücret tarifesi uygulamasıyla hekimler arasında ayrımcılığa istemeden de
olsa katkı sunmuştur. Daha sonradan bunun yanlış olduğu ve sakıncaları
görülerek bu uygulamadan vazgeçilmiştir. Bu nedenle risk durumuna göre ücret
belirlemesi doğru değildir.
- Asgari ücret
artışında kriter olarak işçi sayısı ve onunla doğru orantılı olarak artan
çalışma süreleri yeterli bir ölçüttür.
- İşçi sayısı, süre
ve riske göre ücretlendirme ve TTB Büyük Kongre Kararı doğrudur. Ağır ve
tehlikeli işlerde çalışan işyeri hekimi ile hizmet sektöründe çalışan işyeri
hekiminin riskleri, maruz kalacağı maddi ve manevi kayıplar bir değildir.Maden sektöründe ya da tersanelerde yapılan
işyeri hekimliği ile bürolardaki işyeri hekimliği arasında ki harcanan emek,
zorluk, alınan riskler aynı olamaz. Bu nedenle emeğe saygı açısından pozitif
ayrımcılık anlamında arada ücret farkı olabilir. Fakat yaşanan bu geçiş
döneminde bu şu anda uygulanamaz. Bütün mevzuat karışıklıkları yerine oturduktan
sonra tekrar gündem yapılabilir.
3.Gündem Maddesiyle ilgili olarak görüş
ve öneriler:(TTB İşyeri Hekimliği Temel ve İleri
Eğitimleri hakkında durum değerlendirmesi)
- Özel firmalar tarafından işyeri hekimlerine verilecek
tamamlama eğitimleri sonrasındaki sertifikaların tabip odası ve TTB tarafından
kabul edilip edilmeyeceğine dair meslek örgütümüz bir karar oluşturmalıdır,
- 2003 yılından sonra verilen sertifikaların geçersiz olup
olmayacağı konusunda işyeri hekimleri bilgilendirilmelidir.
- TTB taktik olarak 2003'ten önce sertifika verdiği ve 7 yılı
dolan tüm hekimlere bir an önce yenileme eğitimi vermelidir. Burada bakanlığa
koz verilmeden hareket edilmesi gerekmektedir.
- Kazanılmış hak geri alınamaz. Bu konuda odalar ve TTB
meslektaşlarının haklarını sonuna kadar savunmalıdır.
- Temel ve ileri eğitimlere devam edilmelidir.
- TTB tarafından işyeri hekimlerine daha önceden verilen A,B
ve C sertifikalarına sahip işyeri hekimlerinden C sertifikası alanlar TTB
tarafından ileri eğitime tabi tutulmuş kabul edilmelidir.
4.Gündem Maddesiyle ilgili olarak görüş
ve öneriler: (4- Tam Gün
Yasa Tasarısın işyeri hekimliğine etkileri ile Kurum Hekimliği-İşyeri Hekimliği
alanında yaşanan son gelişmeler)
- Tam gün konusunda kamu ya da özel sektör arasında
çalışma koşulu getirilirken, özel sektörde ise bu tamamen serbest bırakılmakta
ve tam gün uygulanmamaktadır.
- TTB eğer gerçek bir tam gün uygulaması yapılmak
isteniyorsa özel sektörü de tam gün sadece bir işyerinde çalışma kuralını savunmalı,
bu ön plana çıkarılmalıdır. Bu durumda kamuda bulunan hekimler her açıdan
dezavantajlı hale gelmektedir.
- Tam günde kurum hekimlerine tanınan istisna
anayasaya ve eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu şekilde geçerse hukuksuzluk olur ve
diğer hekimlere emsal teşkil edip başvuru hakkı doğurur.