"Tam
Gün Yasa Tasarısının" Millet Meclisi'nde görüşülmekte olduğu bugün burada
biz öğretim üyeleri ,hekimler, tıp öğrencileri, sağlık hizmetinin
vazgeçilmezleri olan, onlarsız hizmetin olmayacağı hemşireler, radyoloji
çalışanları, teknisyenler, taşeron çalışanları,sendika ve dernek temsilcileri
olarak toplandık. Hükümetin, Sağlık Bakanı'nın kamuoyuna söylediklerinin
gerçeği yansıtmadığını, tam gün yasa tasarısının "tam boy yalan tasarısı"
olduğunu ifade ediyoruz.
"Tam Boy Yalan Tasarısı"nın en başında kamuoyunu
yanıltmak ve hekimleri hedef tahtası haline getirmek için sürekli olarak hekim
ücretlerine yönelik yapılan açıklamalar gelmektedir. Biliyoruz ki global
bütçeye geçildiği, Kamu Hastane Birlikleri kurularak maaşların da döner
sermayeden ödeneceği koşullarda şu andaki ücretleri almak bile hayal olacaktır.
Çünkü Kamu Hastane Birliği işletmesi kurulduğunda devletin maaş ödemesi
kalkacak elde edilen gelir ölçüsünde para ödenecektir. "Tam Boy Yalan
Tasarısı"na inandırıcılık kazandırmak için kamuoyuna duyurulan ücretler
kağıt üzerinde olup tavan rakamları yansıtmaktadır. Halen mevcut döner sermaye
ödemeleri bile tavandan yapılmamakta, tasarıda belirtilen mesai dışı çalışma
ile elde edilecek kazanca ulaşabilmek ise günde en az 13-14 saat çalışmayı
gerektirmektedir. "Tam Boy Yalan Tasarısı"ndaki nöbet ücretlerinin
saatinin komik bir rakam olan 3 küsür TL'den 5 küsür TL'ye çıkartılacak olması
tasarıyla yapıldığı söylenen iyileştirmelerin hazin boyutunu özetlemektedir.
Bugün emekli hekimlere 1.250 TL civarında ödeme
yapılmaktadır. "Tam Boy Yalan Tasarısı" mevcut emeklilere hiçbir
iyileştirme sunmamakta; yasa çıktıktan bir yıl sonra emekli olan hekimin
maaşında ise 19-44 TL arasında iyileştirme yapmaktadır. Bugün çalışmakta olan
hekimler için bir tür zorunlu bireysel emeklilik sigortası getirilerek 30 yıl
sonra emekli olacakların maaşının 2.000 küsür TL'yi ancak geçeceğini vaat
etmektedir. Oysaki bugün emekli bir hakimin maaşının 3.000 TL'nin üzerinde
olduğu bilinmektedir."Tam Boy Yalan Tasarısı" bunlarla da sınırlı
kalmamış radyoloji çalışanlarının sağlığını riske eden hükmün üstüne zorunlu
mesleki sorumluluk sigortası ile adeta tüy dikmiştir.Sağlık hizmet sunumunda
zarar gören vatandaşı mahkemelerde sürünüp -eğer parası varsa- sigorta
avukatlarıyla boğuşmaya ve yıllar sonra zararını tazmin etmeye yöneltirken
hekimlerden de içine ittiği uzun ve olumsuz çalışma koşullarında daha fazla
yapacağı hatalar için prim kesmektedir. Amerika'nın iflas etmiş modelini
Türkiye'de yaşatmayı hedeflemektedir. Sürekli suçlu ilan ettiği hekimleri
şiddete maruz bırakmaktadır. İşin özü ise kesilen paralarla sigorta
şirketlerini zengin etmeye, kaynak aktarmaya dayanmaktadır.
Kurulan
"hekim/sağlıkçı iş gücü pazarında" emeğin ucuzlaştırılması, daha fazla hasta
muayenesi, daha fazla ameliyat-işlemle niteliğin yok edilmesi yaşanacak,
uluslararası ilaç ve sağlık tekelleri kazançlı çıkacaktır. Tedavi
hizmetlerinden başka önceliği olmayan bu anlayışın "parayı kaldırmak" değil;
kendine, sermayeye akıtmak diye bir hedefi vardır. Fakültelerde eğitim ve
araştırma bütünüyle tarih olacak, öğretim üyeleri "müşteri" peşinde koşmaya
zorlanacaklardır. Oysaki Türkiye de nitelikli tıp eğitiminin, nitelikli sağlık
hizmetlerinin sahibi vardır. Halkımızın sağlığına zararı olacak bu yasa
tasarılarının geri çekilmesini;Hekimlerden taşeron işçilere, kamu-özel ayrımı
olmaksızın bütün sağlık çalışanlarının, iş güvencesi başta olmak üzere, özlük
haklarının kalıcı bir şekilde düzeltilmesini; Hekimlerimizin ve sağlık
çalışanlarının, iyi ve nitelikli hizmet üretecekleri, işsizlik kaygısı
duymayacakları ve emekliliklerinde geçinebilecekleri düzenlemelerin acilen
yapılmasını talep ediyoruz. 15 Ocak 2010
TAM BOY YALAN TASARISINA HAYIRTAM GÜN KÖLELİK
DÜZENİNE HAYIR