"Bir sabah
ansızın hastanesiz ve işsiz
kalabilirsiniz"
İzmit
merkezde yıllardır faaliyet sürdüren Kızılay Tıp Merkezi 1 Mart Pazartesi günü
sürpriz bir şekilde kapandı. Bilindiği üzere Tam gün Yasa Tasarısının yürürlüğe
girmesiyle Kızılay'a bağlı sağlık kuruluşları Sağlık Bakanlığı'na
devredilmişti. Hastalara, hekimlere, tüm çalışanlara hiç bir önceden bir duyuru
yapılmaksızın gerçekleştirilen bu işlem İzmit kamuoyunda büyük tepki gördü.
Pazartesi sabahı Kızılay Tıp Merkezine tedavi olmak amacıyla başvuran hastalar
ve işlerine giden sağlık çalışanları, sağlık merkezinin kapılarının kapalı
olduğunu görünce büyük şaşkınlık yaşadılar. Sağlık merkezinde 20'si hekim
toplam 80 sağlık çalışanı bu beklenmedik bu sürpriz karşısında hazırlıksız
yakalandılar. AKP iktidarı tarafından yıllardır sürdürülen her alanda
özelleştirme ve kamusal hizmetleri piyasaya açma politikalarının somut örneği
Tekel işçilerinin direnişiyle ülke gündemine gelmişken, sağlıkta vahşi piyasa
politikalarının acısını Sağlık
çalışanları bir anda bir sabah vakti işsiz kalmakla yaşamış oldular. Çalışanların
tazminatlarının ne olacağı belirsiz, yeni bir iş bulunup bulunamayacağının kaygısıyla
birlikte, özellikle şehir merkezindeki bu sağlık kuruluşunda tedavi olan
hastalarla birlikte çevre esnafta Kızılay Tıp Merkezinin kapanmasına büyük
tepki gösterdiler.
KIZILAY
KENDİ YASASINA UYMAYARAK
HASTANELERİNİ KAPATIYOR
4 MART 2010
Tam gün yasasının geçen ay sonunda resmi gazetede
yayınlanmasıyla Türkiye Kızılay Derneği'nce işletilen hastane ve tıp
merkezlerinin kapısına kilit vurulup kapatılmaya başlandı.Bu sağlık
kuruluşlarında çalışanlar, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay
içerisinde Sağlık Bakanlığı ile Kızılay arasında yapılacak protokolle memur
kapsamına alınacak.Sözkonusu personelden tabip ve diş tabipleri, istedikleri takdirde,
çalıştıkları ilde ihtiyaç bulunan sağlık kurum ve kuruluşlarında
görevlendirilecek. Bu şekilde istihdam edilecek tabip sayısı 180'i, sağlık
personeli sayısı 490'u ve diğer personel sayısı 705'i geçemeyecek. Personele,
memur ve sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesi nedeniyle iş mevzuatına göre
Bakanlık veya Kızılay tarafından tazminat ödenmeyecek.
Türkiye Kızılayı Genel Başkanı Tekin Küçükali tamgün
yasasıyla ilgili olarak şunları ifade etmiştir: "2009'un başlarında sağlıkta yapılan devrimle birlikte,artık bizim bu
alanda hizmet üretmemizin doğru olmadığını gördük. Çünkü, bu kadar güzel sağlık
hizmeti verilirken 'biz de varız' demenin iyi bir iş olmadığını biliyoruz.
Çünkü artık herkesin bir sosyal güvencesi var. Bizim bünyemizde hizmet veren tıp
merkezleri ile hastanelerin devredilmesi için uzun zamandır hem Sağlık
Bakanlığı hem de Maliye Bakanlığı ile görüşmelerde bulunuyorduk. Aradaki
irtibatları sağladık. Bunun uygulanabilmesi için Meclis'ten bir kanun çıkması
lazımdı...Ben Meclis'teki tüm milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Çünkü,
ittifak içinde kabul edildi, hiç itiraz olmadı. Ben, tüm siyasi partilere ve
milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Kızılay, bir yükten kurtuldu."Türk Kızılayı'nın başkanının sözlerinin
son derece şaşırtıcı olduğunu ifade etmek zorundayız. Çünkü Türk Kızılayı kendi
sitesinde sağlık alanını "ana faaliyet
alanı" olarak tanımlayıp "sağlık
hizmetlerinin ana amacı sağlık hizmeti fiyatlarında piyasa da denge rolü
oynamak, afetlerde sağlık yardımı ve sağlık hizmeti vermek"olduğunusöyleyerek
Kızılay başkanını doğrulamamaktadır.Ayrıca bugün ülkemizde hiçbir sağlık
güvencesi olmayan 9 milyona yakın insan bulunmaktadır.Acaba Kızılay genel
başkanı kendi kuruluşunun amaçlarından habersiz midir sorusu akla gelmektedir.3'ü
hastane 31'i tıp merkezi olmak üzere 1950 yılından beri ucuz sağlık
hizmeti,sağlık malzemesi yardımı, ücretsiz sağlık taraması ve yılda 250 bin
yoksul hastaya ücretsiz bakan Kızılay'ın nitelikli bir sağlık yapılanması bir gecede
tasfiye edilmiştir.Üstelik İzmit'in en merkezi yerinde günde yaklaşık 650
hastaya bakan İzmit şubesi ilimizin en karlı sağlık kuruluşlarının başında
gelmektedir.30 marta kadar kapatılma tarihi olması rağmen alelacele ne sağlık
personeline, ne de hastalara haber verilmeden bir gecede tıp merkezinin
kapısına yangından mal kaçırır gibi kilit vurulmuştur.Bir sabah merkeze gelen
sağlık çalışanları ve hastalar kilitli kapılarla karşılaşmışlardır.
19 Şubat 2009 tarih ve 14633 sayılı resmi
gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren "Türkiye
Kızılay Derneği Tüzüğü"nün 7. maddesinde "Gerekli görülen yerlerde her türlü sağlık tesis ve işletmelerini
kurmak, işletmek, işlettirmek veya ortaklıklar kurarak işletmek, işlettirmek"
yazılı olması sağlık hizmetlerinin Kızılayı'n temel görev alanlarından biri olduğunu
kesinlikle göstermektedir. Kızılayı'n sağlık hizmetlerini "yük " olarak gören bu anlayışın sağlık alanını piyasanın vahşi
insafsızlığına kendi eliyle teslim etmesi tüzüğünde yazılı olan "hayır kurumu niteliği"ne tamamen
aykırıdır.Kentin merkezi konumundaki Kızılay tıp merkezinin kapısına kilit
vurulması Kocaeli devlet hastanesinin ısrarla kent merkezine dışına çıkartılmak
istenmesi ülke ölçeğinde sağlık alanının özel sektöre teslim politikasının
sonuçlarıdır.Acaba İzmit kent merkezi yalnızca özel sağlık sektörüne mi terk
edilmek isteniyor sorusu akla gelmektedir.
Halkın nitelikli,eşit sağlık hizmeti alması
ilkesini her zaman savunan Kocaeli Tabip Odası sorunun ısrarlı takipçisi
olacağını kamuoyuna saygıyla duyurur.