-2.jpg
kocaelito2000.jpg

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
KOCAELİ TABİP ODASI
TABELA UYGULAMA ESASLARI

Giriş Formu






Kayıp Şifre?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
09.03.2010 Yazdır E-posta

BASIN AÇIKLAMASI

 Kocaeli Akademik Odalar Birliği olarak ülkemizde son günlerde yaşanan ve bize göre hukuka uygun olmayan bir kısım olaylarla ilgili  kamu oyunun dikkatini çekmek gerektiğini düşünüyoruz.

 Özellikle siyasal iktidarın yasama ve yürütme ile birlikte yargıyı da sınırlamak ve hatta elde tutmak amacında olduğu halen tutuklu olan  Erzincan C.Başsavcısı ile ilgili soruşturma yöntemi ve yine HSYK nın "yetki kaldırma" ile ilgili yargı yolu kapalı olan kararına karşı Sayın Başbakan ve Adalet Bakanı da dahil olmak üzere yürütmenin en üst kademelerinde olanların yapmış oldukları  ve "Hukuka  aykırılık" iddialarını içeren  açıklamalardan anlaşılmaktadır.

 Siyasal iktidarın bu çabaları Avrupa Birliğinin Türkiye ile ilgili raporlarında da açıkça belirtilmektedir. Bu çabalar bize göre oldu bittiye getirilmeye çalışılan ve ülkemizin içinde bulunduğu bu ortamda hiç de doğru olmayan ;YARGI   REFORMU, REFERANDUM SÜRESİNİN KISALTILMASI ve ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ söylemlerinin hız kazanmasından da anlaşılmaktadır.

Anayasa Mahkemesi,Yargıtay,Danıştay,HSYK gibi ; Laik Cumhuriyet ve demokrasinin , adaletin ve Yargı bağımsızlığının teminatı sayılan yüksek mahkeme ve kurulların yapısının değiştirilmeye çalışılması Anayasamızdaki kuvvetler ayrılığı ilkesine uymayan bir anlayışla yargı reformuna gidilmesi, sözde kaldırılan DGM'ler yerine Özel Yetkili Mahkemelerin konulması ve bu kurumun da siyasallaştırılması çabaları ne insan haklarına ne de hukuka ve adalete uygun olamaz.. 

Doğal olarak, kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur..Ama gerek yasalar ve gerekse Uluslar arası sözleşmelerde ifadesini bulan ADİL YARGILANMA HAKKI vardır.Bu hakka saygı gösterilmesi kısaca her açıdan adalete uygun davranılması  demokratik bir sistemin ön koşuludur..Hukukun üstünlüğü'nün sağlanması için Yargı'nın siyasallaştırılmaması ve yıpratılmaması gerekir..

 Ülkemizde siyasal iktidar kendi siyasal projelerini hayata geçirmek için diğer kurumları da yıpratmayı seçmektedir. Bunu  da son zamanlarda Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı başlatılan yıpratma politikaları ve en son Sayın Başbakan'ın "Basın ve köşe yazarlarını hedef alan"26.02.2010 günü yapmış olduğu konuşmadan  anlamaktayız. Bu türden davranışlar "sivil diktatörlük " kaygılarını arttırmak ve demokrasiyi yıpratmaktan başka sonuç doğurmaz.

 Bize göre ülkemizde öncelikli yapılması gereken Çalışma Barışı'nın sağlanmasıdır. Ne yazık ki bu konuda ,çalışanları tatmin edici adımlar atmak yerine  "Tam gün yasası ve 4/c mağdurları" gibi mağdurlar yaratılmıştır. Bu bağlamda hakları için demokratik ve hukuki mücadele veren Tekel işçileri başta olmak üzere tüm emekçileri desteklediğimizi belirtmek istiyoruz.

Bizler ülkemizde Hukuk Devletinin,İnsan haklarının ve Demokrasinin hayata geçmesini istiyoruz.Bizler Tam Bağımsız Türkiye ve Laik Cumhuriyet'in devamı için  tüm kişi ve kurumların demokrasi ve hukuktan ayrılmayarak hassasiyetle çaba göstermesini diliyoruz.

Askeri ya da sivil olsun her türlü darbe söylemini kesinlikle reddediyor, demokrasi içerisinde,ortak akıl ile her türlü sorunun giderilebileceği yönünde tüm Kamu oyunun dikkatini çekiyoruz.

Saygılarımızla..

KOCAELİ AKADEMİK ODALAR BİRLİĞİ

DÖNEM SÖZCÜSÜ

KOCAELİ TABİP ODASI

 

Son Güncelleme ( Wednesday, 28 July 2010 )
 

01/08/2006´dan bu yana
Ziyaretçi sayısı:
400452
Şu anda 4 kişi bağlı
rapor_kapak_2010.jpg

anket_s

"Hekimlerin Çalışma Koşulları, İşyükü ve İşgücüne ilişkin ORTAK GÖRÜŞ 2010" Anketi

 
image.jpg
Tıp Dünyası